Adrenoseptörler (adrenerjik reseptörler) iki ana gruba ayrılır :
Ayrıca, adrenoseptörler konumlarına, ortaya çıkan yanıtlarına ve spesifik agonistlere veya antagonistlere afinitelerine bağlı olarak daha fazla alt gruba ayrılabilir
En önemli reseptörlerden bazıları şunlardır: Alfa ve beta adrenerjik reseptörler. Nöromüsküler reseptörler. Baroreseptörler. Proprioseptörler. Bunların dışında, muskarinik asetilkolin reseptörleri, GABA reseptörleri, dopamin reseptörleri, koku reseptörleri, opioid reseptörleri ve rodopsin gibi reseptörler de önemli kabul edilebilir. Reseptörlerin önemi, görev yaptıkları sisteme ve işlevlerine göre değişiklik gösterebilir.
Reseptörler, sinyal moleküllerinin (ligand) bağlanmasını sağlayarak hücrelerin ne yapacağını belirler. Çalışma prensipleri: Sinyal iletimi: Ligandın reseptöre bağlanması, reseptörün şeklini ve aktivitesini değiştirerek sinyalin iletimini sağlar. Hücre içi değişiklikler: Hücre yüzeyi reseptörleri, dışarıdan gelen uyarıyı hücre içine aktaran bir sinyal transduseri işlevi görür. Gen ifadesi: Hücre içi reseptörler, DNA'ya bağlanıp transkripsyonda doğrudan değişikliğe sebep olarak gen ifadesini düzenler. Reseptör türleri: Hücre yüzeyi reseptörleri: Hücre zarında bulunur ve iyon kanalı reseptörleri, G-protein reseptörleri, tirozin kinaz reseptörleri olarak üçe ayrılır. Hücre içi reseptörler: Hücre içinde, genellikle çekirdek ya da sitoplazmada bulunur. Bazı reseptörlerin çalışma örnekleri: Nükleer reseptörler: Steroid hormonları bağlar ve bağlandığında gen ifadesini düzenler. Asetilkolin reseptörü: Na+ kanalını kontrol eder. HER2 reseptörü: Meme kanserinde sürekli aktif hale gelerek hücre çoğalmasına neden olur.
ß reseptörlerinin bazı etkileri: Kalp hızı ve otomatisite: ß reseptör antagonistleri sinüs hızını düşürür, ektopik odakların kendiliğinden depolarizasyon hızını azaltır ve atriumlardaki ile AV düğümlerdeki iletimi yavaşlatır. Metabolik etkiler: Propranolol ve atenolol trigliseritleri artırırken, seliprolol, karvedilol ve karteol plazma trigliseritlerini azaltır. Vazodilatasyon: Bazı ß reseptör antagonistleri, periferik vazodilatasyon oluşturur. Hipoglisemi: ß adrenerjik blokaj, hipogliseminin fark edilmesini zayıflatabilir. Kanser: ß-arrestin proteinlerinin bazı kanser türleriyle ilişkili olduğu belirtilmiştir. ß reseptörlerinin tam etkileri, reseptör alt tipleri ve dokulara göre değişiklik gösterebilir.
Hücre zarı üzerindeki reseptör, birbiriyle kısmen örtüşen iki anlama karşılık gelir: 1. Sinyal transdüksiyonunda yer alan protein: Hücre dışındaki bir sinyali hücre içine taşır. 2. Hücre zarında bir protein veya taneciğin bağlandığı molekül: Hücreye bir protein (örneğin kolera toksini), bir virüs (örneğin HIV) veya bir lipoprotein taneciği (örneğin LDL) bağlanabilir. Hücre zarı üzerindeki reseptörler, üç ana gruba ayrılır: iyon kanalı reseptörleri, enzim kenetli reseptörler ve tirozin kinaz reseptörleri.
Tıpta ligand ve reseptör şu anlamlara gelir: Ligand. Reseptör. Ligand-reseptör etkileşimi, hücrelerin dış çevre ile ve kendi aralarında bulunan ilişkilerini düzenler. Bazı ligandlar herhangi bir değişikliğe neden olmadan sadece reseptörleri bloke eder. Ligand ve reseptörle ilgili bilgiler, farklı bağlamlarda farklı anlamlar içerebilir.
β1 reseptörünün uyarılması, genellikle kalp üzerinde etkili olur ve şu sonuçlara yol açar: Pozitif kronotropik etki: SA düğümden çıkan elektrik uyarılarının frekansı artar, yani kalp hızı hızlanır. Pozitif inotropik etki: Kalbin kasılma gücü artar. Renin salgısının artması: Böbreklerden renin salgılanması artar. β1 reseptörleri ayrıca yağ hücrelerinde bulunur ve bu reseptörlerin uyarılması, yağ asitlerinin salınımına neden olur. β1 reseptörlerinin yan sinyallerinin farklı olması, patolojik durumlarda, örneğin kalp yetmezliğinde, bu reseptörlerin yoğunluğunun artmasına yol açabilir.
Adrenerjik reseptörler (adrenoseptörler), vücut tarafından üretilen norepinefrin (noradrenalin) ve epinefrin (adrenalin) gibi katekolaminlerin yanı sıra, bazı ilaçların da hedefi olan bir G protein-bağlı reseptör sınıfıdır. İki ana gruba ayrılırlar: 1. α (alfa) adrenerjik reseptörler: α1 ve α2 alt tiplerine ayrılır. 2. β (beta) adrenerjik reseptörler: β1, β2 ve β3 alt tiplerini içerir. Bazı işlevleri: α1 adrenerjik reseptörler: Kan damarlarını daraltır, tükürük salgısını artırır, GI düz kaslarını gevşetir. β1 adrenerjik reseptörler: Kalp atış hızını ve kasılma kuvvetini artırır. β2 adrenerjik reseptörler: Bronkodilatasyon, vazodilatasyon ve viseral düz kas gevşemesine neden olur.
Eğitim
AKTS nedir üniversite?
A1 ve A2 ölçüleri aynı mı?
Ahilik teşkilatı ne iş yapar?
A5 kağıt boyutu kaç inç?
Altıgenin kaç tane köşegeni vardır?
Ana yönlere göre ara yönler nelerdir 4. sınıf?
Ankara Üniversitesi sınavları online mı?
Ankara hangi boylamda yer alır?
Ahamenişler hangi dönemde yaşadı?
Ankara Üniversitesi giriş nasıl yapılır?
Alper Gezeravcı'nın uzay yolculuğu kaç saat sürdü?
Aksiyolojiye göre değerler nasıl sınıflandırılır?
Ankara'daki depremleri Kandilli mi AFAD mı?
Amerika özel kuvvetler eğitimi kaç yıl?
Adaptasyon nedir 8. sınıf?
Afyon Kocatepe Üniversitesi iyi bir üniversite mi?
Agon nedir tıpta?
Allotrop nedir?
Anadolu Üniversitesi diploması dünyada geçerli mi?
Akarsuların aşındırma ve biriktirme gücü neye bağlıdır?
Afyonkarahisarda kaç tane fay hattı var?
Anadolu Üniversitesinde diploma ne zaman verilir?
Afazi ve apraksi aynı şey mi?
Aktif ve pasif taşıma arasındaki farklar nelerdir?
Adıyaman çevresinde kömür var mı?
Anlatım yönteminde öğretmenin rolü nedir?
Analoji ve örnekleme akıl yürütme nedir?
ALES için ders programı nasıl olmalı?
Akıl yürütmede hangi sorular sorulur?
Altın iletken mi yalıtkan mı?
Alyuvar sayımında hangi lama bakılır?
Ankara Üni Hukuk Fakültesi iyi mi?
Alanya hangi fay hattında?
ALES matematik için kaç ay çalışmalı?
A5 deftere kaç not sığar?
Absorbsiyon ve absiyon aynı mı?
Anadolu Üniversitesi açıköğretim kitapları nasıl okunur?
Alveoller kaça ayrılır?
Acil tıp uzmanlığı zor mu?
Amorf ve kristal diyelektirikler arasındaki fark nedir?