"Bir işi kotarmak" deyimi, bir işi tamamlamak, bitirmek veya üstesinden gelmek anlamına gelir
Örnek cümleler:
Çalışmak ve emek ile ilgili bazı deyimler: Irgat gibi çalışmak: Çok ağır bir işte çalışmak. İt gibi çalışmak: Çok çalışmak, yorulmak. Kafası işlemek (çalışmak): Aklı, zekâsı yerinde olmak, bir konu üzerinde iyi düşünebilir olmak. Kendi hesabına çalışmak: Uğraştığı işi sadece kendisi için yapmak. Rölantide durmak (çalışmak): Motorlu taşıtlarda motor boşta çalışmak, hayatın akışında duraklamak ve hareketsiz kalmak. Serbest çalışmak: Bir işverene bağlı olmadan kendi adına kazanç sağlamak. Emek çekmek: Bir işte çok çalışarak yorulmak. Emek harcamak: Bir işi başarmak için uğraşmak, gayret göstermek. El emeği göz nuru: Yapımı uzun zaman alan ve çok emek isteyen iş. Emeği geçmek: Bir işin yapılmasında yardımcı olmak, kendisinin de katkısı bulunmak.
Deyim, kavramları, durumları hoşa giden bir anlatımla ya da özel bir yapı veya sözdizimi içinde belirten ve çoğunlukla gerçek anlamlarından ayrı anlamlara gelen sözcüklerden oluşan kalıplaşmış bir sözcük topluluğu ya da cümledir. Deyimlerin bazı özellikleri: Kalıplaşmış ifadeler: Deyimlerde bulunan sözcüklerin yerleri değiştirilemez ve sözcüklerin yerine eş anlamlıları getirilemez. Mecazi anlam: Genellikle mecazi anlam taşırlar. Kültürel ögeler: Bir toplumun kültürel ve tarihsel ögelerini yansıtırlar. Kullanım alanı: Edebiyattan günlük konuşmaya, tiyatrodan sinemaya kadar geniş bir kullanım alanına sahiptirler.
Çalışmak ve alın teriyle ilgili bazı deyimler: Alın teri dökmek. Ekmeğini taştan çıkarmak. Arı kovanı gibi çalışmak. Irgat gibi çalışmak. Dişini tırnağına takmak. Eşek gibi çalışmak. Geceyi gündüze katmak. Tırnaklarıyla kazımak. Kendi yağıyla kavrulmak. Kolları sıvamak.
Kotarmak kelimesinin anlamları: Pişen yemeği başka kaba boşaltmak. Hazırlamak. Bir işi tamamlamak, bitirmek (mecaz). Üstesinden gelmek (mecaz).
Bir işi sonuna kadar sürdürmek, sebat etmek anlamına gelir.