Adrenerjik reseptörler (adrenoseptörler) , vücut tarafından üretilen norepinefrin (noradrenalin) ve epinefrin (adrenalin) gibi katekolaminlerin yanı sıra, bazı ilaçların da hedefi olan bir G protein-bağlı reseptör sınıfıdır
İki ana gruba ayrılırlar :
Bazı işlevleri :
Vücutta 5 çeşit reseptör bulunmaktadır: 1. Mekanoreseptörler: Basınç, dokunma, ses, hareket gibi mekanik uyarıları algılar. 2. Ağrı reseptörleri: Ağrı duyusunu algılar ve beyin dışında tüm vücutta bulunur. 3. Termoreseptörler: Sıcaklık değişimini (ısıyı) algılar. 4. Fotoreseptörler: Işığı algılar ve gözde yoğunlaşır. 5. Kemoreseptörler: Kimyasal maddeleri algılar ve burun ile dilde yoğunlaşır.
Reseptörler, sinyal moleküllerinin (ligand) bağlanmasını sağlayarak hücrelerin ne yapacağını belirler. Çalışma prensipleri: Sinyal iletimi: Ligandın reseptöre bağlanması, reseptörün şeklini ve aktivitesini değiştirerek sinyalin iletimini sağlar. Hücre içi değişiklikler: Hücre yüzeyi reseptörleri, dışarıdan gelen uyarıyı hücre içine aktaran bir sinyal transduseri işlevi görür. Gen ifadesi: Hücre içi reseptörler, DNA'ya bağlanıp transkripsyonda doğrudan değişikliğe sebep olarak gen ifadesini düzenler. Reseptör türleri: Hücre yüzeyi reseptörleri: Hücre zarında bulunur ve iyon kanalı reseptörleri, G-protein reseptörleri, tirozin kinaz reseptörleri olarak üçe ayrılır. Hücre içi reseptörler: Hücre içinde, genellikle çekirdek ya da sitoplazmada bulunur. Bazı reseptörlerin çalışma örnekleri: Nükleer reseptörler: Steroid hormonları bağlar ve bağlandığında gen ifadesini düzenler. Asetilkolin reseptörü: Na+ kanalını kontrol eder. HER2 reseptörü: Meme kanserinde sürekli aktif hale gelerek hücre çoğalmasına neden olur.
Adrenalin (epinefrin), vücudun stres veya tehlike anlarında "savaş ya da kaç" tepkisini yöneten bir hormondur. Temel işlevleri şunlardır: Vücut direncini artırma. Göz bebeklerini büyütme. Solunum yollarını açma. Kan basıncını ve kalp atış hızını artırma. Karaciğer sağlığını destekleme. Kanı deriden uzak tutarak kurdeşen ve kaşıntıyı azaltma. İlaç formunda anafilaksi ve ani astım ataklarını hafifletme. Ayrıca, adrenalin tıpta ciddi alerjik reaksiyonlar, kalp durması ve bazı glokom türleri gibi durumlarda kullanılan bir ilaçtır.
β1 reseptörünün uyarılması, genellikle kalp üzerinde etkili olur ve şu sonuçlara yol açar: Pozitif kronotropik etki: SA düğümden çıkan elektrik uyarılarının frekansı artar, yani kalp hızı hızlanır. Pozitif inotropik etki: Kalbin kasılma gücü artar. Renin salgısının artması: Böbreklerden renin salgılanması artar. β1 reseptörleri ayrıca yağ hücrelerinde bulunur ve bu reseptörlerin uyarılması, yağ asitlerinin salınımına neden olur. β1 reseptörlerinin yan sinyallerinin farklı olması, patolojik durumlarda, örneğin kalp yetmezliğinde, bu reseptörlerin yoğunluğunun artmasına yol açabilir.
Reseptör, hücrelerin yüzeyinde veya içinde bulunan ve sinyal moleküllerini (ligandlar) alarak hücrelerin ne yapacağını belirleyen proteinlerdir. Efektör ise, reseptörlerin etkisiyle biyolojik uyarı şeklinde bilgi alan ve bu bilgiyi işleyen yapılardır. Reseptörlerin bazı türleri: Hücre yüzey reseptörleri: Hücre zarında bulunur ve peptitler, protein hormonları gibi büyük hidrofilik ligandlara bağlanır. Hücre içi reseptörler: Hücrenin sitoplazmasında veya çekirdeğinde bulunur. Efektörlerin bazı türleri: enzimler; iyon kanalları; taşıma sistemleri (taşıt proteinler, pompalar).
Kolinerjik ve adrenerjik terimleri, sinir sisteminin iki farklı sinyal iletim yolunu ifade eder. Kolinerjik sistem, asetilkolin adlı nörotransmitterin etkisiyle çalışır ve genellikle parasempatik sinir sistemi ile ilişkilendirilir. Adrenerjik sistem ise adrenalin (epinefrin) ve noradrenalin (norepinefrin) gibi hormonların ve nörotransmitterlerin etkisi altında çalışır ve genellikle sempatik sinir sistemi ile ilişkilendirilir.
Adrenoseptörler (adrenerjik reseptörler) iki ana gruba ayrılır: 1. α (alfa) adrenoseptörler: α1 ve α2 alt tiplerine ayrılır. α1 adrenoseptörler: α1A, α1B ve α1D alt tiplerini içerir. α2 adrenoseptörler: α2A, α2B ve α2C alt tiplerini içerir. 2. β (beta) adrenoseptörler: β1, β2 ve β3 alt tiplerini içerir. Ayrıca, adrenoseptörler konumlarına, ortaya çıkan yanıtlarına ve spesifik agonistlere veya antagonistlere afinitelerine bağlı olarak daha fazla alt gruba ayrılabilir.
Eğitim
ALES 2008 soruları yayınlandı mı?
Alifatık hidrokarbonlar nelerdir?
Albert Einsteinin 3 büyük başarısı nedir?
Aksoloji nedir?
Alfa 1 ve alfa 2 reseptör nerede bulunur?
Amalgam nedir?
Amino asit türevi hormonlar kaça ayrılır?
Adabis nedir?
Anadolu Üniversitesinde kaç yıl kayıt dondurulabilir?
Analizle yöntemi nedir?
Altışar altışar ritmik saymaya nasıl başlanır?
Altın oran hangi çiçekte var?
Akyarlar Yanardağı'nda neden volkanik faaliyet yok?
Abdülmelik bin Mervan neden önemli?
Ankara Sosyal Bilimler Enstitüsü hangi fakülteye bağlıdır?
Akarsu mansap bölgesi nedir?
Analitik zeka nasıl geliştirilir?
Amerikada SAT sınavı zorunlu mu?
Analitik kimya teknikleri nelerdir?
A grubu mu daha zor B grubu mu?
9. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı kaç ünite?
93 Milyar Işık Yılı Kaç Yıl Eder?
Akdeniz'de hangi fay hatları var?
Alan indeksi kaldırıldı mı?
Anaksimandros'un apeironu nedir?
Adezyon ve kohezyonun yüzey gerilimine etkisi nedir?
Alçı taşının hammaddesi nedir?
Aday memur eğitimi kaç gün sürer?
Adaptasyonlar biyolojik çeşitliliğe neden olur mu?
Alt bacakta hangi kemikler var?
Altın hangi elementlerle birleşir?
9.sınıf düşünceyi geliştirme yollarından örnekleme nedir?
Aktif nüfus oranı en yüksek olan nüfus piramiti hangisidir?
ALES 2 ve 3 kaç yıl geçerli olacak?
Alkol suda çözünür mü?
90 sayısının bölenleri nelerdir?
Alınan yol ve zaman doğru orantılı mı?
Adengo hangi bitkilerde kullanılır?
Afyon Kocatepe'nin yeni logosu ne zaman kullanılacak?
Anadolu Üniversitesinde kaydı silinenler geri dönebilir mi?